AFRIKA DANSLARI VE SALSA - CRYPTO DANS STÜDYOSU

blog yazısı ekle !

AFRIKA DANSLARI VE SALSA - CRYPTO DANS STÜDYOSU

Yazar Bilgileri Berkan Kaymaz Dans Hocası @ Crypto Dans Stüdyosu - Bahçelievler
Afrika Dansları Etkisinde Salsa

Yeniden Merhaba! Uzun zamandır üzerinde çalıştığım ve halen son şeklini verme konusunda araştırmalara devam ettiğim 'Salsa Hakkında Herşey' isimli kitabım üzerinde çalışmaktayım. 1,5 yıl öncesinde tamamlanıp sizlerle buluşturmayı amaçladığım bu kaynak salsa gibi dinamik bir dans karşısında halen güncellenmekte olup en iyi ve son hali ile sizlerle yakın zamanda buluşacak. Merak eden ve soran sevgili dostlarıma hatırlatmak istedim. En iyisine ulaşmak, büyük bir boşluğu doldurmak kolay olmayacak ama beklediğinize değecek bu kesin. !

Bu yazımda sizlere kitabımda da geniş bir şekilde yer verdiğim 'Afrika Dansları' konusunda elimden geldiğince kısaltarak özetlemeye çalıştığım bilgileri aktarmak istiyorum. Konu çok uzun ve derin olmasına karşın genel fikir oluşturması adına aşağıdaki giriş niteliğindeki özet yazının faydalı olacağını düşünüyorum. Kitabımda da yer vereceğim çizim ve fotoğraf çalışmaları için, grafiker Dicle Zirek ve Burcu Kaymaz a çok teşekkür ederim. Tüm yazının, içerdiği bilgilerin, çizimler ve resimlerle birlikte telif hakları ile korunduğunu hatırlatır, keyifli zamanlar geçirmenizi dilerim.

O zaman Başlayalım !!!

Afrika dansı doğanın kendisidir. Tanrıya yakarıştır, haykırmadır, şükran duymadır. Doğanın gizeminde kaybolma, duyguları en yalın haliyle dışa vurmadır. Atalara, toprak anaya, tanrılara ve geçmişe duyulan saygıdır. Hislerin vücut bulmuş hali, çoşkunun, gücün, hakimiyetin kanıtıdır. Gerçekliğin figürlere ilham verdiği bir enerji doruğu , o enerji ile yaşam dolan insanların evrene olan borçlanmasıdır. Kısacası Afrika dansı günümüz modern dans, caz dans, afro – küba, rumba, salsa, tap dans ve daha nice dans türlerinin kökeni ve ilham kaynağıdır.

Neredeyse tüm dansların kökeni Afrika danslarıdır. Dansın tarihi insanlığın var oluş tarihi ile eş zamanlı hatta daha da eskiye dayanır. Hayvanların birçoğu çiftleşme mevsimlerinde eşlerini, bazı dans figürlerini anımsatan ve kendini tekrar hareketler ile çağırmaktadırlar. İçgüdüsel olan bu davranış biçimi canlıların ritim ve dans ile ne kadar ilintili olduklarının belirgin birer ispatı olarak göze çarpmaktadır. Aynı şekilde ilk çağlarda insanlar belirli durumlar hakkındaki düşüncelerini diğer insanlara anlatmak için çeşitli el, ayak ve vücut figürleri kullanmışlardır. Zaman içinde bu şekilde aktarılan bilgilerin insanlar üzerindeki gizemli etkisi su yüzüne çıkmış ve bu durum, belirli olaylar karşısında belirli figürlerin kullanılması sonucunu doğurmuştur. Bu sayede zaman içinde dinsel törenlerde çeşitli dans figürleri, guruplar halinde uygulanmaya başlamıştır. Takip eden süreçte dans sadece dinsel törenlerle sınırlı kalmayıp birçok özel durum karşısında da kitleleri bir araya getirmek için kullanılmıştır. Bu uygulamalar sırasında insanlar çemberler oluşturmuşlar, düzenli sıralar ya da karşılıklı gruplar halinde dans ederek yakaladıkları tarifi zor enerjiyi, diğer insanlarla paylaşmışlardır. Günümüz dünyasında birçok yerli kabile halen doğum, ölüm, kıtlık vs. durumlarda dans etmektedir. Bu yerli halklar tarafından dans sırasında çeşitli maskeler ve özel giysiler kullanılması çok sık rastlanılan bir durumdur. Bu sayede acılardan ve hastalıklardan uzaklaşıldığına, kötü ruhların kovularak iyi ruhların yardıma çağırıldıklarına, tanrılarla iletişim kurulduğuna inanılmaktadır.

Uygarlıklar ilerledikçe çok tanrılı dinlerin temel tapınma şekli haline gelen dans, her kültürde karşılık bulan önemli bir kültürel yapı haline gelmeye başlamıştır.

Bu arada unutmamak gerekir ki; eski mısır, eğlence için dans edilen ilk uygarlık olma özelliğini korumaktadır.

Birçok Afrika dansı gelenekselde hayvanları taklit etmektedir. Özünde doğa ile iç içe olma kavramı bulunan Afrika danslarında hayvanlara ait figürlerin kullanılması, onların çevikliği ve gücünün kimi zaman da çaresizliğinin dansçılarda vücut bulmuş hali olarak düşünülmelidir.

Yazımızda Afrika danslarını aşağıdaki sıra ile inceleyeceğiz;

1-) Afro –Küba (Orisha) Dansları
2-) Geleneksel Rumba (Yambu , Guaguanco, Columbia)
3-) Diğer Afrika Dansları( Mandiani, Muchongoyo, Yaakee – Gerevol, Palo, Makuta ,Yuka)

Şimdi kısaca bu danslara bir göz atalım. Temel niteliklerini ve salsa dansına olan etkilerini karşılaştıralım.

Afro – Küba Dansı (Orisha Dansları)

Kökeni Afrika olmasına rağmen günümüz şekline Küba 'da kavuşmuş olan Orisha (Tanrı) danslarıdır.(Birçok kaynakta belirtilen şekli budur) Orisha kavramı Afrika danslarındaki tanrıları tanımlamak için kullanılır. İçerikleri birbirine çok benzemesine karşın yöreden yöreye farklılık göstermektedir. Afro – Küba müziklerinde 'Bata' (Bata Drum) adı verilen davul çeşidi kullanılır. Bata; taban dairelerinin boyutları farklı olan, kucakta ve her iki tarafına da vurularak çalınabilen kum saati şeklindeki davulun adıdır. Bata Nijerya kökenli bir davuldur. Halen oldukça fazla kullanılmaktadır. 3 lü guruplar halinde kullanılır. Gruptaki en büyüğe 'İya'(Anne), ortancaya 'İtotele', en küçüğe ise 'Okonkolo (Bebek)', adı verilir. Geleneksel afro müziklerde ise bata nerdeyse hiç kullanılmaz, bunu yerini 'Conga' ve benzeri ayaklı davullar almaktadır. Bildiğimiz tanrı danslarının büyük çoğunluğu bu gurup içine dahildir.

Afrika kıtası günümüzde azalmakla birlikte çok tanrılı dinlere büyük ölçüde ev sahipliği yapmış bir kıtadır. Misyonerlerin günümüzdeki çalışmaları ile bu durum değiştirilmeye çalışılsa dahi birçok Afrika ülkesinde var olan yöresel halk yada kabileler halen çok tanrılı dinlere inanmayı sürdürmektedirler. Gelenekselde var olan yüzlerce (700 den fazla) tanrıdan bahsetmek mümkündür. Bu tanrıların birbirleri ile olan ilişkilerine, aile bağlarına ve hayat tarzlarına ait sayısız hikaye mevcuttur. Ancak bazı önemli tanrı isimleri profesyonel salsa dansçısı ve eğitmenleri tarafından mutlak suretle bilinmelidir. Günümüzde bazı tanrı isimlerine ait figürler tüm dünyada salsa dansına gönül vermiş eğitmen ve dansçılar tarafından kabul görmüştür. Bazı tanrı özellikleri tek tanrılı dinlere inanan günümüz modern insanı tarafından oldukça saçma bulunsa da durumu Afrika kıtasında ilk insanın var oluşundan günümüze geçen süreçte değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olmaktadır. Günümüzde bir tanrıya haylaz yada iyi dans eden yakıştırması oldukça saçma bir yaklaşım olarak görülse de, Santeria çok tanrılı dinlerinde bu ve benzeri kişiselleştirmeler sıklıkla kullanılmaktadır. Aşağıda detaylı şekilde açıklanan tanrı karakterlerinde de bu şekilde betimlemelere azda olsa yer verilmektedir.
Bazı tanrılar belirli durumlar karşısında (Örnek: Bir insana yardım etmeleri gerektiğinde) farklı şekillere bürünerek farklı yollardan ilerlemektedirler. Bu yollara aşağıdaki açıklamalarda sadece isim bazında yer verilmiştir.

Birçok tanrı ismi mevcuttur ve bu isimler yöreden yöreye farklılıklar gösterebilir.

Örnek olarak Yemaya; Africa: Yemoja, Ymoja, Yemowo Brazil: Yemanjá, Iemanjá, Janaína Cuba: Yemaya, Yemayah, Iemanya
gibi farklı şekillerde yazılmaktadır. Afrika kültürüne ait önemli tanrı isimlerini sıralayacak olursak;

Cango (Shangó, Xango, Changó, Chango, NagoShango)
Obatala (Obatalá, Oxalá, Orixalá, Orisainlá)
Elegua (Eshu, Exú, Esu, Elegba, Legbara)
Yemaya (Imanja, Yemayá, Jemanja, Yemalla, Yemana, Yemanja, Yemaya,)
Oggun (Ogun, Ogoun, Ogúm, Ogou )
Ochosi (Oxósse, Ocshosi, Osoosi, Oxossi)
Oya (Oyá, Oiá, Iansã, Yansá, Iansan, Yansan)
Ochun(Oshun, Oshún, Oxum, Ochun, Osun, Oschun )
Babalu Aye (Omolu, Soponna, Shonponno, Obaluaye, Sakpata, Shakpana, Asojano)
Orisha Oco (Oko)
Osain (Ozain)
Ibeyi (Ibeji)
Orunmila (Orunla, Ifá)
Olokun
Ochumare (Oshumare, Oxumare)
Aganju (Aganyu, Agayu, Agallu)
Oba (Obba, Obba Nani)
Erinle (Inle)

Elbette gelenekselde bu sayı çok daha fazla artmaktadır. Biz en önemli birkaç tanesine ait özelliklerden bahsedeceğiz. Bu özelliklerden bahsederken göreceksiniz ki; adeta bu tanrılar bir insanın özelliklerini taşıyacak şekilde tasvir edilmektedir. Uzun boyları, yakışıklı olup olmayışları, oyun oynamayı sevmeleri, hasta olmaları gibi birçok insani özelliğe sahiptirler. Bu şekilde bir yaklaşım Afrika çok tanrılı dinleri için sıradan bir durumdur.

Cango; Işığın ve şimşeklerin tanrısıdır. Göklerin efendisidir. Gücün ve erkekliğin sembolüdür. Diğerleri gibi savaşçı özellikleri bulunsa da yaşamın bütün getirilerini sonuna kadar kullanmak istemesiyle tanınmaktadır. Günlük hayatta karşılaşılan zorluklarla ilgilenmektedir. Chango mükemmel fizikli yakışıklı ve uzun boyludur. Kaplan derisiyle sarılmış saten kıyafetler giyer. Tacı başında sabitlenmiş ve her zaman parlaktır. Renkleri kırmızı ve beyazdır. Tahta bir teknede yaşar. Chango hovardadır. Bir fırtına yaklaştığında her tarafı aydınlatan şimşek Oya, daha sonra ardından gelen gök gürültüsü de atıyla gökyüzünde dörtnala giden Chango'nun sesidir. Yıldırımlar da Chango' nun dünyaya fırlattığı oklardır. (Yunan mitolojisindeki Zeus un Afrika çok tanrılı dinlerdeki karşılığıdır.)

Oya; Rüzgar ve fırtınaların tanrısıdır. Ölümün ve mezar kapılarının düzenleyicisidir. Cango nun ilk ve en önemli eşlerinden biridir. Yer altına açılan kapıların düzenleyicisi, kasırgaların efendisidir.

Ochun; Yeryüzündeki dere, akarsu ve nehirlerin tanrısıdır. Sevgiyi ve güzelliği temsil eder. Aynı zamanda kanın akışını da temsil ettiği için yaşamının da temsilcisidir. Kültür ve güzel sanatları da düzenlemektedir. Olokun un evinden gelen mesajları ileten Ochun, aynı zamanda tanrılar arasında en genç olanıdır.

Obatala; Tanrılarınve tüm insanlığın babasıdır. Dünyanın yaratıcısı ve dünyadaki adaletin sağlayıcısıdır. Dünyadaki temiz, saf, iyi, beyaz olan her şeyin kaynağıdır. İnsanları Obatala'nın yarattığına inanılır.

Elegua Bütün kavşakların kesiştiği bütün kapıların açıldığı yerdeki tanrıdır. İlahi güçler(Orishas) ile insanlar arasındaki kapının bekçisidir. İnsanlar ile tanrılar arasındaki elçidir. Eğer bir insan bir dua ederse, elegba (elegua) çağırılır. Elegba kapıyı açar, dualar ve yakarışlar tanrılara ulaşır.

Elegua dünya ve tanrılar arasındaki yerin bekleyicisidir. Cennet ve dünya arasında gidip gelerek, 'Olofi' ve 'Olodumare' nin neler olduğundan haberdar olmasını sağlar. İnsanların inançlarını test eden oyunlar oynamayı sevmesinden dolayı elegua, çocuksu bir tanrıdır. Bu testlerine hergün hiç durmadan devam eder. 'Elegua' nın 121 adet yolu (girdiği şekil) olduğuna inanılmaktadır. Burada yol ile kastedilmek istenen şey, insanlara ulaşmak için girdiği şekiller, kullandığı senaryo ve silüetlerdir. Bu yoların birini her kullanışında farklı bir kişilikte görünmektedir. Küçük bir çocuk kadar saf ve savunmasızken aynı anda yaşlı bir adam kadar bilgili ve tecrübeli olabilir. Çoğu durumda kıyıda köşede kalmış bir insan, köşe başında kaybolmuş bir çocuk, ilgileri toplayan bir bayan şeklinde görülmektedir. Eğer bir durum karşısında karar vermen gerekirse elegua kararını bekler. Eğer yanlış karar verirsen, 'Guava' ağacından yapılmış kancası ile verdiğin kararın sonucunu ödemen için uygun kapıyı acar. Bu esnada seni sürekli test etmeye devam eder. Elegua'nın görmek istediği yanlış yapmaya devam edip etmediğindir. Yanlış yaptığın sürece elegua sonuçları barındıran kapıları sürekli açar ve doğru yola girmeni sabırla bekler. Eğer doğru yola geçmeyi başarırsan mutluluk ve şansın kapısını açar. Yani elegua mesajları insanlardan alıp tanrılara, tanrılardan alıp olofi ye iletir. Bu yüzden geleneksel törenlerde Elegua övgü, sevgi ve iyi dilekleri alan ilk ve son tanrıdır.

Ogun; Savaş, güçve emeğin tanrısıdır. Elegua tanrılar ve insanlar arasındaki kapıyı açtığında Oggun tırpanı (Machete) ile yolları temizler. Şiddeti, yaratıcılığı ve sağlamlığı somutlaştırır. Ölüm ve yaşamı kontrol etme hakkı olan tek tanrıdır. Uzun yapılı ve güçlü bir tanrıdır. Demir elementini en iyi nasıl kullanılabileceğini bilen tanrıdır. Ormanın derinliklerinde sakladığı büyük örsü ile demire şekil verir. Bu sayede kullanılacak araç gereçlerini üretir. Ochosi gibi bilinen bir büyücüdür. Bitkiler hakkında derin bilgiye sahiptir. Güçleri sayesinde nerede ne yapıldığını bilir. Eğer kötü bir şey yapacaksan seni daha yapmadan engellemeye çalışır. Esas işi tırpanı ile yolları açmak, zorlukları ortadan kaldırmaktır.

Ochosi; Savaşçıların izcisi, avcısı ve koruyucusudur. Obatala insan yaşamına yön vermekle görevlidir. İnsanlara, kendilerine yakın hissettikleri gelenekleri takip etmelerini tavsiye eder. Daha çok av tanrısı olarak anılmaktadır. Ormandaki bütün bitkilerin faydalı kullanım alanları hakkında bilgi sahibidir. Avlanırken kullandığı, kendi yapımı olan ok ve yayını hep yanında taşır. Ochosi ayrıca adalet tanrısıdır. Her zaman dürüstlüğün peşindedir. Adaleti uygulayan insanlar, ochosinin koruması altında güvendedir.

Yemaya; Deniz vegöllerin tanrısıdır. Her şeyin anası bütün zenginliklerin kaynağıdır. Tanrısı olduğu sular gibi derin ve bilinmezdir. Merhametin tanrısı olarak da bilinir çünkü hiçbir zaman çocuklarına sırtını dönmez. Obatala nın kız kardeşi Aganju nun eşidir. Afrika çok tanrılı dinlerinde oldukça önemli bir tanrıdır.

Babalu Aye (Asojano); Hastalıkların tanrısıdır. Hasta olan insanlar iyileşmek için ona dua ederler. İnsanlara karşı sade beklentileri vardır. Sadece dua etmelerini bekler. Bazı geleneksel kaynaklar, kendisinin de hasta olduğundan bahseder. O denli hastadır ki, insanlara yardım dışında başka hiçbir işle uğraşamamaktadır. Bazı inanışlara göre Babalu Aye yeryüzündeki tüm hasalıkları geçirmiştir. Dolayısıyla her hasalık hakkında bir çözüm yolu bulabilmektedir.

Orisha Oco; Tarım ve tarım ürünlerinin tanrısıdır. Tarım ile ilgili tüm aletlerin kontrolü ona aittir.Toprakların atası ve tanrısıdır. Ekinlerin diri ve bereketli olmasını sağlayan ve tarımın sırlarını tutan tanrıdır.

Osain; Tanrıların doktorudur. Ormanların efendisidir ve bütün şifalı ilaçların kontrolü ondadır. Bütün tanrılar şifa bulmak için onun kutsal sıvı karışımlarını kullanırlar. Yeryüzündeki tüm hastalıkların çaresi ormanlarda gizlidir ve ormanların efendisi Osain olduğu için şifanın tek yolu da odur.

Ibeyi; Cango veOchun'un ikiz çocuklarıdır. Gençliği ve yaşama gücünü temsil ederler. Yeryüzündeki tüm canlılar, yaşam enerjilerini ondan alırlar. Yaşam enerjisinin var olması onun eseri olduğu gibi bu enerjinin azalması da ona bağlıdır. Çoğu geleneksel kaynakta ikizlerin birinin erkek diğerinin dişi olduğu gösterilmektedir.

Orunmila (Orula) ; Bilgelik ve kehanetler ile kaderimizi yaratır. Geleceği görme yetisine sahiptir. Yeryüzünün başına gelecek iyi ya da kötü tüm olaylar ve durumlar onun tarafından önceden bildirilmiştir. Orunmila artan iylik karşısında iyi gelecekleri, evren için hazırlarken, artan kötülük karşısında acı ve hastalığın haberini verir.

Olokun; Derin okyanusların tanrısı ve koruyucusudur. Okyanusların gizemi kadar kendiside gizemlidir. Olokun denizin derinliklerinde yaşayan bir tanrıdır. İstediği şekle ve forma girebilir. Yarı erkek yarı denizkızı görünümlüdür. Ölüm ve yaşamın temsilcisidir.

Ochumare; Gökkuşağı tanrısıdır. Aynı zamanda tanrısal hareketlerin ve çocukların koruyucusudur

Aganju(Agallu); Cango'nun babasıdır. Volkanların doğasını ve öfkesini temsil eden tanrıdır. Dere kenarlarında yaşayan uzun boylu dev bir silüettir. Aguyu, Bi Yaya veya Agallu Sola olarakta bilinen Agallu, depremlerle birlikte, dünyanın merkezindeki çekirdek ve onun enerjisi ile temsil edilir.

Egun; Egun ölülerin ruhudur. Egun'u tanrı olarak düşünmek yanlıştır. Her insan etrafında birden fazla egun ile var olmaktadır. İnsan doğduğunda tanrılar tarafından bir veya daha fazla egun gönderilir. Bu egunlar o insanı gözleyerek görevlerini yapmış olurlar. İlk atalarından günümüze gelen birçok ölmüş insan egun olabilir.

Rumba

Kökeni Afrika olan ve Afro – Cuba dansları gibi günümüz şekline Küba 'da kavuşmuş bir müzik ve dans tarzıdır. Uluslar arası arenada yarışmaları düzenlenen Rumba dansının (İnternational Rumba), geleneksel Rumba dansı ile isim dışında herhangi bir benzerliği bulunmamaktadır. Üç ana tarzı ayırt edilmektedir.

Yambu, Guaguanco,Columbia

Her üç türde müzikal ve dans olarak birbirlerinden ayrıdırlar. Kısaca tanımlamak gerekirse;

Yambu; Üç tür içinde tempo olarak en yavaşıdır. Genel tavır olarak halk arasında kullanılan şekli ile kadın genç, alımlı, çekici ve güzelken, erkek de bir o kadar yaşlı, yorgun ve acı çeker durumdadır. Diğer türler gibi yöresel halk tarafından halen Küba sokaklarında bu türün canlı uygulamalarına rastlamak mümkündür. Geleneksel de gerçekleştirilen ritüellerde ikinci sırada icra edilen türdür.

Guaguanco; Hızlı ve yambuya göre temposu yüksek bir türdür. Genel olarak tavuk ile horozun çiftleşmeden önceki itişip kakışmalarını betimler. Dansın genel çizgisini de, erkeğin bayan etrafında çizdiği daireler oluşturmaktadır. 1900 ler öncesinde yerel halkın o gün içinde yaşananları, güncel olayları, politik gelişmeleri ve o gün için hissiyatlarını anlattıkları bir serbest stil dans türü olan guaguanco, 1900 lü yılların başlarında günümüz şekli olan muzır ve bir o kadar da eğlenceli haline bürünmüştür. Adeta dans ederek flört etme durumu söz konusudur. Bazı temel Guaguanco figürlerini sayacak olursak;

Dos Manos, A Manos Opuestas, Sacudete, Che'kere, Despojate, Desperate, Pejnada, Recoje y Suelta, Cadencia de un Lado, Tumbao, Guaracha, Punta Taco'n sayılabilir.

Guaguanco kendi içinde özel bir takım atışma ve flört figürleri geliştirmiştir. Bunların başında; Vacunao (Aşılama) hareketi gelmektedir. Bu dansa başlayan çiftlerin etrafında kısa zamanda bir grup birikmiş ve biriken bu gurup ıslıkları ve el çırpmalarıyla yarattıkları ritim ile dansçılara eşlik etmişlerdir. Dansın tamamında erkekten kaçan kadın, dansın sonunda erkeğe teslim olur ve üstünlüğü'nü kabul ederdi. Bu final ve finali barındıran hareketin ismi Vacunao olarak adlandırılmaktadır. Günümüz guaguanco uygulamalarında vacunao bir finalden ziyade, dansın içinde yer alan figür çeşitlemeleri olarak kullanılmaktadır.

Erkek sürekli flörtünün dikkatini dans esnasında ki bu atakları ile kendisine çekmek isterken bayan ise bu ataklardan belirli figürler ile korunmaktadırlar. İzlemesi ve uygulaması oldukça keyifli bu tür halen geniş biçimde birçok salsa dansçısı tarafından serbest stil uygulamalarında kullanılmaktadır. Bazı temel vacunao uygulamaları şunlarıdır:

Pierna, Alarde, Latigazo, Taco, Caida, Classico, Matala, Sorpresa, Nuevo (Bu başlıklar makalemizin 2. bölümünde açıklanacaktır)

Columbia; Üç tür içinde ki en hızlı türdür. Yerel halk ve geleneksel uygulamalarda sadece erkekler tarafından yapılmaktadır. Hızlı ve sert erkek ayak adımları çalan davul ritimlerine karşılık verirler. Bu ayak adımlarının çeşitliliği ve akışkanlığı, erkeğin zekasını, çevikliğini ve hızını belirler. Bu sert tür en iyi erkek dansçıyı belirlemesi açısından da oldukça önemlidir. Bu tür daha çok kendini çeşitli yerlerinden kesen, agresif, savaş hazırlığı içinde olan, yayını geren, okunu fırlatan, ayağıyla yeri hırpalayan bir tavır içindedir.

Her üç tür geneksel ritüellerde uygulanırken (Yambu, Guaguanco, Columbia) belirli bir sırayı takip eder. Bu sıra;

* Elegua çağırılır ve saygı sunulur, önce Yambu sonra Guaguanco daha sonra Columbia varyasyonu icra edilir. Mevcut ise bazı yöresel türler icra edilir(Ör: Drama içeriği taşıyan 'Makuta' ) son olarak Elegua geri gönderilir ve saygı sunulur .

Diğer Danslar

Günümüzde de var olan diğer bazı 'Afrika Dansı' Türleri;

Mandiani; Mandiani daha çok gençler ve çocuklar tarafından uygulanan bir dans türüdür. Özellikle Gambia da yaygın şekilde uygulanmaktadır. Gambia halkı Madinka, Fula, Wolof isimli üç gruba ayrılmaktadır. Her üç grupta bu dansı benzer niteliklerde uygulamaktadırlar. Oldukça hızlı, sert, agresif, güçlü bir görüntü sergilemektedir. Mandiani dansı kimi zaman oldukça esneklik gerektiren akrobatik figürlere sahiptir. Gençler tarafından sıklıkla uygulanması bu yüzdendir. Çoğu zaman zemini ezer tekmeler nitelikte şiddetli figürlere rastlanmaktadır. Senegal, nijeya ve diğer ülkelerin halkları da benzer özelliklerde bu dansı icra etmektedirler. Birçok figür palo dansında karşılık bulmaktadır.

Muchongoyo – Jerusarema; Muchongoyo ve Jerusarema Zimbabwe için oldukça önemli iki dans türürdür. Festival, yarışma ve gösterilerde sıklıkla kullanılan bir dans türüdür. Jerusarema poliritmik dairesel hareketler içeren ve kimi zaman akrobatik figürler içeren bir dans türüdür. Erkeğin sağ ayağı ile yeri eşelediği bazı karakteristik figürleri mevcuttur. Hem erkek hem bayan dansçılar tarafından uygulanmaktadır. Birçok uygulamada erkek toprağı sağ ayağı ile iterken bayan etrafında el çırparak dönmektedir. İki kişi tarafından yapılabildiği gibi birden fazla kişi tarafından da uygulanabilmektedir. Oldukça yöresel bir türdür. Dünya üzerinde Muchongoyo ve Jerusarema günümüzde diğer orta ve batı Afrika dansları gibi geniş çaplı yayılma şansı bulamamıştır. Muchongoyo ise genellikle savaşların öncesinde yada sonrasında uygulanan bir dans türüdür.

Yaake – Gerevol; Özellikle Nijerya da gerçekleştirilen bir türdür. Genç ve evlenme çağına gelmiş erkekler tarafından uygulanan bir ritüeldir. Genç erkekler yüzlerine bu ritüel için çeşitli boyalar sürmekte ve bu sayede yüzlerinin rengini olduğundan daha koyu bir tona çekmektedirler. Bunun nedeni gözleri ve dişleri ön plana çıkartmaktır. Ne denli belirgin beyaz ve büyük gözlere ve dişlere sahip olunursa o denli çekici ve şanslı olunmaktadır. Bu sayede evlenme şansı arttırılmış olur. Üzerlerine eteğe benzeyen bir tür yöresel kıyafet giyerler. Üstleri çıplak ve çeşitli renklerde boyalarla boyanmış durumdadır. Genellikle birbirine kontrast sağlaması açısında siyah ve beyaz kullanılmaktadır. Genç erkeklerin belirli bir hat üzerinde tek sıra halinde yan yana dizilmeleri ile gerçekleştirilir. Genç erkekler birlikte aynı yönelmeli yavaş figürleri uygularken bir yandan da gözlerini ve ağızlarını büyüterek ön plana çıkmaya çalışırlar. Bu esnada iniltiye benzer tonda bazı sözcükleri de bir çeşit melodi şeklinde söylerler. Uzun boylu, dişeri ve gözleri beyaz, sesi gür olan genç erkek ritüelin kazananı olmaktadır. Oldukça endemik olan bu tür halen gelenekselde kullanılmaktadır.

Palo-Makuta-Yuka ve Diğerleri; Palo dansı ve diğer türleri dünya üzerinde salsa şovlarına en geniş katkıda bulunmuş türlerden biridir. Oldukça hızlı sert ve agresif bir dans türüdür. Genel yayılış olarak Afrika kıtasının büyük ölçüde her yerinde görülmektedir. Erkek ve bayan dansçılar farklı varyasyonlarını birlikte uygulayabildikleri gibi erkeklerin ayrı bayanların ayrı gerçekleştirdiği uygulamalardan da söz edilebilmektedir. Palo bir figürün adı değildir. Ülkemizde bazı figürler palo figürü olarak isimlendirilmektedir ki bu durum son derece yanlıştır. Palo Afrika danslarına ait bir alt türün adıdır ve geniş bir figür yelpazesine sahiptir. Geleneksel uygulamalarının yanı sıra sahne şovlarına kattığı dinamizim sayesinde günümüzde birçok şov koreografisinde sıklıkla kullanılmaktadır.

Bazı afrika dans türleri ve o türeait ritimler ruhu özgür bırakır. Evrenden dünyamıza geçen enerji oradan toprağa, topraktan ritmi oluşturan müzik aletine, oradan müzisyene, müzisyenden çalınan ritimlere, oradan dans eden kişinin zihnine ve kalbine geçmektedir. Bu sayede evren o an için dansçı için var olmakta tüm negatif duygulardan arınılarak mutlak huzura ulaşılmaktadır. Birçok yerli kabile liderleri dans ederlerken benzer enerji geçişlerinden yüzyıllar boyu bahsetmişlerdir.

Diğer yandan her insanın bir kalbi bulunmakta ve bu kalp belirli bir düzenle atmaktadır. Yani hepimizin içinde bir ritim çalmaktadır.

Dolayısıyla ritim olgusu çoğu zaman kelimelere dökülememiş olmasına karşın insanlığın var oluşu kadar eski bir kavramdır.

Keyifli Danslar Dilerim, Berkan KAYMAZ
Crypto Dans Stüdyosu